Kira Geliri Ne Kadar Olursa Vergiye Girer? Ekonomik Bir Perspektiften Derinlemesine İnceleme Bütün yaşamımız boyunca yapmamız gereken seçimler arasında, neyi ne kadar harcayacağımız, neyi nasıl yatırım yapacağımız ve en önemlisi neyi birikim olarak biriktireceğimiz gibi kararlar hep bizleri bekler. Bu seçimler, genellikle kaynakların kıtlığı ve alternatiflerin çokluğu arasında sıkışıp kalmamıza yol açar. Peki, kira geliri gibi pasif gelir türleri söz konusu olduğunda, bu kıtlık ve seçenekler ne anlama gelir? Kira geliri ne kadar olursa vergiye girer? Bu soruyu yalnızca bir vergi meselesi olarak görmek, konuya tam anlamıyla hakim olmayı engeller. Kira geliri, mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi perspektifinden ele alındığında…
Yorum BırakGülümseten Hikayeler Yazılar
Aptal Demek Suç Mu? Giriş: Etik, Epistemoloji ve Ontoloji Arasında Bir Yerde Bir insan, bir diğerine “aptal” dediğinde, aslında sadece bir kelime sarf etmekten fazlasını yapar. Bu basit gibi görünen ifade, karmaşık bir etik, epistemolojik ve ontolojik tartışmanın kapılarını aralar. Hangi bağlamda, hangi niyetle ve hangi şartlar altında söylenmiş olursa olsun, “aptal” kelimesi, insan ilişkilerinde, toplumsal yapılar içinde ve bireysel bilinçte derin yankılar bırakabilir. Peki, “aptal” demek gerçekten suç mudur? Bu soruyu üç ana felsefi perspektiften -etik, bilgi kuramı (epistemoloji) ve ontoloji- incelemek, bize sadece dilin gücünü değil, aynı zamanda insanlık durumunun içsel ve dışsal sınırlarını da sorgulatır. Etik Perspektif:…
Yorum BırakZeka Ölçüm Testleri: Felsefi Bir İnceleme Giriş: Zeka, Etik ve Bilgi Kuramı Zeka, insan doğasının derinliklerine inen bir kavramdır; fakat bu kavramın sınırları, tanımları ve ölçülmesi üzerine felsefi tartışmalar yıllardır devam etmektedir. Birçok filozof, zekanın insan olgusunun merkezinde yer aldığını kabul ederken, aynı zamanda zekanın ne olduğu ve nasıl ölçülmesi gerektiği konusunda farklı görüşler ileri sürmüştür. Zeka testleri, modern toplumda eğitim, iş dünyası ve psikolojik danışmanlık gibi pek çok alanda yaygın olarak kullanılsa da, bu testlerin ne kadar güvenilir ve etik olduğu sorusu hâlâ büyük bir tartışma konusudur. Felsefi anlamda bu mesele, sadece bir insanın entelektüel kapasitesini ölçmekten çok daha…
Yorum BırakPsikolojik Korkular: Edebiyatın Derinliklerinde Bir Keşif Kelimeler, insan ruhunun derinliklerine inmek için birer anahtar gibidir. Her satır, her cümle, bir evrenin kapısını aralar. Edebiyat, bu kapıların ardında ne olduğunu anlamamıza, hatta bazen görmemize yardımcı olan bir güce sahiptir. Psikolojik korkular ise, insana özgü evrensel bir deneyimdir. Bu korkular, genellikle görünmeyen, ancak derin izler bırakan korkulardır. Edebiyatın en güçlü yönlerinden biri, bu soyut korkuları somutlaştırarak, okurun içine işleyen bir etkide bulunmasıdır. Edebiyat, sadece hikayeleri anlatmakla kalmaz; aynı zamanda korkuları, kaygıları ve insanın içsel çatışmalarını biçimlendirir ve anlamlandırır. Korkunun psikolojik boyutları, bireylerin içsel dünyasında ve toplumsal yapılarında derin izler bırakır. Bu korkular,…
Yorum BırakGeometrik Yer Kaçıncı Sınıf? Geometrik Kavramların Eğitimdeki Yeri Geometri, uzun yıllardır matematiksel düşünme ve uzay algısı üzerinde önemli bir yere sahiptir. Peki, bir “geometrik yer” nedir ve bu kavramı öğrenmeye başlamak için hangi yaş ve sınıf düzeyindeyiz? Geometrik yerlerin tanımına, tarihsel arka planına ve eğitimdeki yerlerine dair derinlemesine bir keşfe çıkalım. Geometrik Yer Nedir? Geometrik yer, matematiksel bir ifadedir ve genellikle bir koşulu yerine getiren noktalar kümesi olarak tanımlanır. Örneğin, bir çemberin geometrik yeri, bir düzlemde belirli bir noktadan (merkez) aynı mesafede olan tüm noktaların oluşturduğu kümedir. Bu kavram, matematiksel düşünmenin temel taşlarından biridir ve öğrencilere uzay ilişkilerini, şekilleri ve…
Yorum BırakAmeliyatsız Yüz Gerdirme Kalıcı Mı? Giriş: Zamanın Yüzü ve İnsan Doğası Üzerine Bir Soru Yüzümüz, kimliğimizin, yaşadığımız anların, duygularımızın ve kültürel mirasımızın bir aynasıdır. Ancak bu aynanın ne kadar gerçeği yansıttığı üzerine düşündüğümüzde, birden fazla soru belirir. “Zamanın yüzümüzdeki izleri, yaşadıklarımızın dışavurumu mudur, yoksa bir maskenin, toplumun onayını ve estetik anlayışını taşır mı?” İşte tam burada, estetik tıbbın sunduğu bir yenilik olan ameliyatsız yüz gerdirme devreye girer. Bu tıbbi uygulama, dışsal bir müdahale ile zamanın izlerini silmeye çalışırken, kişisel kimlik, etik değerler ve bilgiye yaklaşımımız hakkında derin sorular ortaya çıkar. Bu yazı, ameliyatsız yüz gerdirmenin kalıcılığını felsefi bir bakış açısıyla…
Yorum BırakUmrede İhram Giyilir Mi? Bunları yazarken, sanırım yıllarca sosyal medyada gördüğüm, “Umrede ihram giyilir mi?” sorusuna karşı duyduğum hayal kırıklığı birikti. Yani, gerçekten de bu sorunun hala sosyal medyada bu kadar sık soruluyor olmasına şaşırıyorum. Biraz açık konuşmak gerekirse, bazen dinî meselelerde bu kadar kafa karıştırıcı ve gereksiz tartışmaların dönmesi, aslında toplumsal bilincin biraz eksik olduğunun da bir göstergesi. Ama gelin, konuyu bir kenara bırakmayıp, hem güçlü yanlarına hem de zayıf yönlerine bakarak ele alalım. Umrede İhram Giymek: Güçlü Yanlar Öncelikle konunun çok basit bir cevabı var: Evet, umrede ihram giymek gerekir. Hac ve umre, İslam’ın kutsal ibadetlerinden biridir ve…
Yorum BırakLevel 16: Siyasal Güç, İktidar ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir İnceleme Giriş: Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzenin Derin Sorgusu İktidar, toplumları şekillendiren en temel unsurlardan biridir. Her birey, toplumsal yapının bir parçası olarak, belirli bir gücün ve düzenin etkisi altındadır. Bu düzenin kuralları, hem bireysel hem de kolektif yaşamı yönlendirir; bazen farkında olmadan, bazen de açıkça. Ancak iktidar yalnızca devletin ya da kurumsal yapının elinde değil, aynı zamanda bireyler arasında da devam eden bir dinamik olarak varlık gösterir. Bu ilişkiler, toplumsal yapıların şekillenmesinde ve bireylerin kamusal alandaki rollerinde belirleyici olur. Filmler, özellikle distopik türdeki yapımlar, genellikle bu güç ilişkilerini ve…
Yorum BırakBilim ve Din: Tarihsel Bir Perspektiften İnceleme Geçmişin derinliklerine baktığımızda, din ve bilim arasındaki ilişkiyi tam anlamıyla kavrayabilmemiz, bugünü ve yarını şekillendirmede bizlere yol gösterici bir bakış açısı sunar. Tarih, sadece eski olayların bir araya geldiği bir kronoloji değildir; aynı zamanda bu olayların birbirleriyle olan etkileşimlerinin, kültürel ve toplumsal dönüşümlerin ışığında bugüne nasıl yansıdığını anlamamıza yardımcı olan bir haritadır. Bu bağlamda, bilim ile dinin tarihsel etkileşimini anlamak, insanlığın gelişim sürecine dair kritik bir perspektif kazandırmaktadır. Orta Çağ’da Din ve Bilim Orta Çağ, bilimin çoğu zaman kilise doktrinleriyle sınırlandırıldığı bir dönem olarak bilinir. Orta Çağ Hristiyan dünyasında, Kilise bilimin pek çok…
Yorum BırakSeriyye ve Gazve: Tarihin İzinde Geçmiş, yalnızca bugünü anlamamıza yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda geleceğe dair doğru çıkarımlarda bulunmamızı sağlayan önemli bir yol göstericidir. İnsanlık tarihindeki pek çok olay, sadece yaşandığı dönemin değil, sonrasındaki toplumsal yapılar ve dünya düzeni için de birer dönüm noktası olmuştur. İslam’ın ilk yıllarında gerçekleşen seriyyeler ve gazveler de bu döneme ait önemli olaylar arasında yer alır. Bu yazıda, seriyye ve gazve kavramlarını tarihsel bir perspektiften inceleyecek, bu olayların toplumsal, kültürel ve dini etkilerini tartışacağız. Seriyye ve Gazve: Tanımlar ve Temel Farklar Seriyye ve gazve, İslam’ın ilk yıllarında, özellikle Hz. Muhammed’in (s.a.v.) peygamberliği sürecinde gerçekleşen askeri…
Yorum Bırak