Kefalet Aidatı Ne Kadardır? Gerçekten “Adil” Bir Sistemden mi Bahsediyoruz? Iliyagulersen okuyucularına özel bu yazımızda “Kefalet aidatı ne kadardır” hakkında pratik bilgiler sunuyoruz. Kefalet aidatı denince çoğu insanın aklına ilk gelen şey şu oluyor: “Bir ücret ödeyeyim, iş çözülsün.” Kulağa basit geliyor ama işin içine girince o kadar da düz bir denklem olmadığını görüyorsun. Hele ki Türkiye gibi finansal ve hukuki sistemin sürekli değişkenlik gösterdiği bir yerde, bu konu sadece bir ücret meselesi değil; aynı zamanda bir güven, risk ve hatta sınıfsal erişim meselesi. İzmir’de yaşayan biri olarak söyleyeyim: sokakta, kafede, arkadaş ortamında bu konu açıldığında herkesin yüzü bir anda…
Yorum BırakGülümseten Hikayeler Yazılar
Kaştaki Asimetri Nasıl Düzeltilir? Farklı Yaklaşımların Derinlemesine Karşılaştırması Benzer Bir Yazı: Kaşmir hangi ülkenin ? Kaşlar yüzün ifadesini taşıyan en kritik unsurlardan biri. Küçük bir asimetri bile bakışın anlamını değiştirebilir, yüzü olduğundan daha yorgun, sert ya da şaşkın gösterebilir. Bu yüzden “Kaştaki asimetri nasıl düzeltilir?” sorusu sadece estetik bir merak değil; aynı zamanda kişinin kendini nasıl algıladığıyla da doğrudan ilgili bir mesele. Konya’da yaşayan, 26 yaşında, mühendislik ve sosyal bilimler arasında gidip gelen bir genç olarak bazen aynaya bakıp şunu düşünüyorum: “Bir taraf hesap yapıyor, diğer taraf hissediyor.” İçimdeki mühendis hemen ölçüme odaklanıyor, simetriyi milimetrik olarak analiz ediyor. İçimdeki insan…
Yorum BırakŞehir Bir Organizma Olarak: İstanbul’da Otobüs Hatlarını Antropolojik Olarak Düşünmek Kültürler nasıl oluşur, nasıl taşınır ve nasıl dönüşür? Bu soru, yalnızca uzak kabileleri ya da egzotik toplulukları anlamaya çalışan antropolojinin değil, gündelik hayatın en sıradan görünen alanlarının da sorusudur. Bir şehrin otobüs hatlarını saymak, teknik bir veri üretme eylemi gibi görünür: “İstanbul’da toplam kaç otobüs hattı var?” Ancak bu soru, antropolojik bir mercekle ele alındığında, bir ulaşım istatistiğinden çok daha fazlasına dönüşür. Çünkü hatlar, yalnızca yollar değil; kültürün damarlarıdır. İETT tarafından işletilen sistem, İstanbul’un devasa organizmasının dolaşım ağını oluşturur. İstanbul gibi çok katmanlı bir metropolde otobüs hatları, yalnızca hareketi değil;…
Yorum BırakYola çıkmak, yalnızca bir noktadan diğerine gitmek değildir; aynı zamanda toplumsal ilişkilerin, kültürel anlamların ve bireysel deneyimlerin iç içe geçtiği bir hareket hâlidir. “Van’a giderken hangi iller geçilir?” sorusu ilk bakışta tamamen coğrafi bir merak gibi görünür. Oysa bu soru, Türkiye’nin doğusu ile batısı arasındaki mesafenin sadece kilometrelerle değil, toplumsal yapıların farklılığıyla da ölçüldüğünü hatırlatır. Yol, aynı zamanda bir karşılaşmalar alanıdır; insanlar, diller, ekonomik eşitsizlikler ve kültürel pratikler bu hat üzerinde birbirine değmeden geçemez. Yolculuk ve Sosyolojik Bakış: Mekânın Toplumsallığı Yolculuğu anlamak için önce mekânı sabit bir “boşluk” değil, ilişkilerle örülü bir ağ olarak düşünmek gerekir. Sosyoloji literatüründe mekân, yalnızca…
Yorum BırakKaç Tür Müzik Aleti Var? Sesin Bilimsel Haritasına Yolculuk Bunu da Okuyun: Kadıköy Salı Pazarında neler var ? Sevgili Iliyagulersen takipçileri, bugünkü yazımızda “Kaç tür müzik aleti var” konusuna odaklanıyoruz. Müzik dediğimiz şey çoğu zaman bir duygunun sesi gibi düşünülür. Ama biraz yakından bakınca işin içinde oldukça sistemli, hatta bilimsel bir düzen olduğunu görmek mümkün. Eskişehir’de bir üniversitede çalışan 27 yaşında biri olarak kampüsün koridorlarında yürürken bile bunu hissediyorum: bir odadan piyano sesi geliyor, diğerinden gitar tınısı, uzaktan bir laboratuvarın kapısı kapanırken bile ritim duygusuna benzeyen bir düzen… Aslında sorunun özü tam burada başlıyor: Kaç tür müzik aleti var? Bu…
Yorum BırakSevgili takipçiler, Iliyagulersen olarak Ot tutaram ne demek hakkında kısa ama kapsamlı bir rehber hazırladık. Kültürlerin birbirine benzeyen ama hiçbir zaman tamamen aynı olmayan yollarını izlemek, insanın anlam dünyasını genişleten en güçlü deneyimlerden biri. Farklı toplulukların gündelik hayatı, ritüelleri ve sembolleri incelendikçe, basit görünen kavramların aslında ne kadar katmanlı olduğu daha görünür hâle geliyor. “Hacip” kavramı da bu katmanlılığın iyi bir örneği; çünkü tek bir meslek ya da unvan olmanın ötesinde, güç, temsil, düzen ve sembolik sınırların kesiştiği bir kültürel düğüm noktasını işaret ediyor. Hacip Kavramına Antropolojik Bir Bakış Hacip, tarihsel olarak özellikle İslam ve Türk-İslam devlet geleneğinde saray düzeni…
Yorum Bırak“Kürtçe ada ne demek?”: Bir Kelimenin Felsefi Coğrafyası Üzerine Düşünmek Sevgili Iliyagulersen okurları, bu makalede Kürtçe ada ne demek konusuna sade ama doyurucu bir bakış sunuyoruz. Bazen bir kelimeye bakarız ve onun yalnızca bir “anlamı” olduğunu sanırız. Oysa dil, sabit karşılıkların değil, sürekli kayan çağrışımların alanıdır. Bir sabah birinin “Kürtçe ada ne demek?” diye sorduğunu duyduğumuzda, aslında yalnızca bir çeviri talebi değil, çok daha derin bir şeyi açığa çıkarırız: Kelimeler gerçekten bir yere mi karşılık gelir, yoksa biz mi onlara anlam atarız? Belki de asıl mesele şudur: Bir kelimenin anlamını bilmek, dünyayı bilmek midir? Bu yazı, “Kürtçe ada ne demek?”…
Yorum BırakKazakistan’da kaç Rus yaşıyor? Sayıların ötesinde bir hikâye Bazen sabah işe giderken metrobüste camdan dışarı bakıyorum ve aklımda tuhaf bir şekilde Orta Asya ülkeleri dönüyor. Özellikle de Kazakistan’da kaç Rus yaşıyor? sorusu… İlk bakışta sadece bir istatistik gibi duruyor ama biraz kurcalayınca bunun arkasında tarih, göç, kimlik ve bugün hâlâ devam eden bir dönüşüm hikâyesi olduğunu fark ediyorsun. İstanbul’da yaşayan sıradan biri olarak, kalabalıkların içinde farklı diller duymaya alışığım. Ama yine de bazı demografik bilgiler var ki insanı düşündürüyor. Mesela :contentReference[oaicite:0]{index=0} gibi geniş bir coğrafyada Rusların varlığı sadece bir nüfus detayı değil; Sovyet geçmişinin bugüne bıraktığı en görünür izlerden biri.…
Yorum BırakAntalya’nın Bir Ucundan Bir Ucuna Kaç Kilometre? Güç, Mekân ve Siyasetin Haritası Bir kentin uzunluğu sorulduğunda, ilk bakışta teknik bir cevap beklenir: kaç kilometre, hangi noktadan hangi noktaya, hangi yol üzerinden? Ancak siyaset bilimi açısından bu tür bir soru, yalnızca coğrafi bir merak değil, aynı zamanda iktidarın mekâna nasıl dağıldığını anlamak için bir fırsattır. Çünkü şehirler yalnızca fiziksel alanlar değildir; aynı zamanda güç ilişkilerinin, kurumların, ideolojilerin ve yurttaşlık pratiklerinin somutlaştığı siyasal organizmalardır. Antalya’nın doğu ucundan batı ucuna bakıldığında, farklı ölçümlere göre yaklaşık 90 ila 120 kilometre arasında değişen bir mesafeden söz edilir. Ancak bu sayı, bir koordinat sisteminin ürünü olmanın…
Yorum BırakDamat Kaynanaya Mahrem Midir? Zihnimde Süren Sessiz Tartışma Konya’da yaşayan, mühendislik okumuş ama sosyal bilimlere de merak salmış 26 yaşındaki biri olarak bazen kendi düşüncelerimin içinde küçük bir toplantı yapıyorum. Masada iki kişi var gibi: biri her şeyi formüllerle çözmeye çalışan analitik tarafım, diğeri ise insan ilişkilerinin gri alanlarında dolaşan duygusal yanım. Son zamanlarda zihnimi en çok meşgul eden konulardan biri şu: Damat kaynanaya mahrem midir? İlk bakışta dini bir hüküm sorusu gibi duruyor ama işin içine girdikçe sadece bilgiyle değil, insan psikolojisiyle, toplumsal normlarla ve aile yapısıyla da ilgili olduğunu fark ediyorum. Bu yazıda konuyu tek bir doğruya sıkıştırmak…
Yorum Bırak