İçeriğe geç

Koruyup kollamak deyiminin anlamı nedir ?

Koruyup Kollamak Ne Demek? Bir Kayseri Günlüğü

Bugünkü rehber içeriğimizde “Koruyup kollamak deyiminin anlamı nedir” hakkında bilinmesi gereken temel detayları aktarıyoruz.

Soğuk Bir Kayseri Sabahı ve İçimde Birikenler

Kayseri’nin sabahları her zaman biraz sert olur. Rüzgâr yüzüme çarptığında, sanki gece boyunca biriken bütün düşüncelerimi de dağıtıyor. O gün de öyle bir sabahtı. Üniversiteye gitmek için erkenden çıkmıştım ama aklım başka yerdeydi. Defterimi cebimde taşıyorum; yazmadan duramıyorum. Çünkü içimde bir şeyler birikiyor ve ben onları ancak yazarak sakinleşebiliyorum.

“Koruyup kollamak” deyimi hep kulağımda dolaşıyor son günlerde. Sanki çocukluğumdan beri bildiğim ama gerçek anlamını yeni yeni kavradığım bir şey gibi. Birini sadece sevmek değil, onun düşmesini engellemek, yorulduğunda arkasında durmak, gerektiğinde kendinden bile vazgeçmek gibi ağır bir anlamı var.

O sabah bunu tam olarak anlamadığımı sanıyordum. Ama gün içinde yaşayacaklarım, içimdeki her şeyi değiştirecekti.

Çocukluk Hatırası: Abimin Gölgesinde

Benim çocukluğum abimin gölgesinde geçti diyebilirim. Yanlış anlaşılmasın, kötü bir gölge değildi bu; aksine sıcak bir koruma gibiydi. Ama o zamanlar bunu fark etmiyordum.

Abim benden altı yaş büyüktü. Mahallede top oynarken beni hep en sona bırakırdım, çünkü abim “Sen gelme, ezilirsin” derdi. O an sinir olurdum. Kendimi küçük ve yetersiz hissederdim. Ama şimdi dönüp baktığımda anlıyorum; o beni koruyup kolluyordu.

Bir gün mahallede büyük çocuklar kavga çıkarmıştı. Ben de merakla yaklaşmıştım. Abim kolumu sertçe çekip geri götürdü. O an kızmıştım ona, “Neden hep beni engelliyorsun?” demiştim. O ise sadece “Senin başın belaya girmesin diye” demişti.

O cümle o zaman basit gelmişti. Ama yıllar sonra anlıyorum ki, koruyup kollamak tam olarak buydu. Birini tehlikeden uzak tutmak, onun yerine endişeyi taşımak.

Sokakta Bulduğum Yavru Köpek

Geçen kış, Kayseri’nin en sert soğuklarından birinde eve dönerken yol kenarında titreyen bir yavru köpek gördüm. Karın üzerinde neredeyse görünmüyordu. Gözleri kapanacak gibiydi.

O an içimde garip bir şey oldu. Bir an durdum. İçimdeki ses “devam et, geç kalacaksın” diyordu ama başka bir ses daha vardı, daha ağır, daha baskın.

Eğildim, onu kucağıma aldım. Buz gibi olmuştu. Ellerim titriyordu. O an hissettiğim şeyi kelimelere dökmek zor ama korku vardı, endişe vardı ve garip bir şekilde umut da vardı.

Onu montumun içine sakladım ve eve kadar hiç bırakmadım. Yolda insanlar bana bakıyordu ama umursamadım.

Evde annem önce şaşırdı, sonra kızdı. “Nereden çıktı bu?” dedi. Ben sadece “Bırakamadım” dedim.

O gece sabaha kadar uyuyamadım. Yanımda küçük bir hayat vardı ve ben onun nefesini dinliyordum. İşte o an koruyup kollamak deyimi kafamda ilk defa bu kadar netleşti. Bu, sadece insanlara değil, savunmasız olan her şeye karşı hissedilen bir sorumluluktu.

Ailemde Koruyup Kollamanın Gerçek Hali

Babamla aram hep mesafelidir. Çok konuşmayız ama birbirimizi anlarız. O, duygularını göstermez ama davranışlarıyla her şeyi anlatır.

Bir akşam annem hastalanmıştı. Ateşi yükselmişti ve ciddi görünüyordu. Babam panik yapmadı ama ben onun içindeki korkuyu hissediyordum. Sessizce arabayı hazırladı, annemi hastaneye götürdük.

Hastane koridorlarında beklerken babamın yüzüne baktım. O güçlü görünen adamın aslında ne kadar kırılgan olduğunu ilk kez o zaman fark ettim. Ama yine de dimdik duruyordu. Çünkü annemi koruyup kolluyordu. Sadece fiziksel olarak değil, duygusal olarak da.

O gece eve döndüğümüzde hiçbir şey söylemedi. Ama sabah kahvaltıyı hazırlamıştı bile. İşte o an anladım ki, koruyup kollamak bazen konuşmadan yapılan bir şeydi. Sessiz, ama çok güçlü.

İçimde Büyüyen Anlam

Bunu da Okuyun: Kanıtlayıcı cümle nedir ?

Zaman geçtikçe bu deyim benim için daha da ağır bir anlam kazanmaya başladı. Artık sadece bir söz değil, bir yaşam biçimi gibi görünüyordu.

Arkadaşlarım arasında da bunu görüyordum. Bir arkadaşım sınav döneminde tamamen çökmüştü. Ders çalışamıyor, konuşmak istemiyordu. Diğerleri ondan uzaklaştıkça ben yanında kalmaya çalıştım.

Onu zorlamadım. Sadece yanında oturdum. Bazen konuşmadan, bazen de saçma şeylerden bahsederek… Ama gitmedim.

Sonra bir gün bana “Sen olmasan daha kötü olurdum” dedi. O an içimde tuhaf bir sıcaklık hissettim. Ne gurur, ne mutluluk… Daha çok derin bir farkındalık.

Koruyup kollamak bazen birini ayağa kaldırmak değil, onun düşmesine izin vermemekti.

Kendi İç Dünyamda Çatışma

Ama dürüst olmak gerekirse, bu durum her zaman kolay değil. Bazen yoruluyorum. Bazen ben de korunmak istiyorum. Sürekli başkalarını düşünmek, onların yükünü taşımak insanı tüketiyor.

Gece yazdığım defter sayfalarında bunu açıkça yazıyorum: “Ben kimim? Sürekli başkalarını taşıyan biri mi, yoksa bir gün kendini de düşünen biri mi?”

Bu sorunun cevabını henüz bilmiyorum.

Bir yanım güçlü olmak istiyor, diğer yanım sadece bırakıp gitmek. Ama sonra yine bir şey oluyor ve ben geri dönüyorum. Çünkü içimde bir yerde, korumak ve kollamak bana iyi hissettiriyor. Ağır olsa da anlamlı geliyor.

Gerçek Anlamın Oturması

Bir gün dedemle konuşurken bana eski bir hikâye anlattı. Eskiden köyde insanlar birbirine emanet gibi bakarmış. Birinin çocuğu ağladığında sadece o aile değil, herkes ilgilenirmiş.

“Biz birbirimizi koruyup kollardık” dedi.

O an dedemin söylediği şeyle benim yaşadıklarım birleşti. Bu deyim sadece bir kişinin diğerine yardım etmesi değil, bir yaşam kültürüydü.

Sadece güçlü olanın zayıfı koruması değil, herkesin birbirine göz kulak olmasıydı.

Yetişkinliğe Doğru Bir Adım

Şimdi 25 yaşındayım ve hâlâ öğreniyorum. Her gün yeni bir şey ekleniyor içime. Koruyup kollamak deyimi artık benim için bir söz değil; bir yük, bir sorumluluk ve aynı zamanda bir bağ.

Bazen birine bakıyorum ve onun farkında olmadan kırıldığını görüyorum. Bazen de biri bana bakıyor ve benim fark etmediğim kırılmalarımı görüyor.

Ve belki de hayat tam olarak bu.

Birbirimizi düşmekten korumaya çalışırken aslında birlikte ayakta kalıyoruz.

Son Düşünce: Sessiz Bir Bağ

Gece olduğunda Kayseri’nin soğuğu tekrar pencereden içeri sızıyor. Defterimi açıyorum. Sokakta bulduğum o yavru köpek artık büyüdü. Abim hâlâ aynı koruyucu bakışla etrafına dikkat ediyor. Babam hâlâ sessiz ama güçlü.

Ve ben… hâlâ öğreniyorum.

Koruyup kollamak deyimi artık benim için bir söz değil. Birinin yanında kalmak, onun yükünü hissetmek, bazen kendi yorgunluğunu bile ikinci plana atmak.

Ama en çok da şunu fark ediyorum: İnsan, gerçekten koruyup kolladığı kadar insan oluyor.

Iliyagulersen ekibi olarak “Koruyup kollamak deyiminin anlamı nedir” hakkındaki bu içeriğin sizler için değerli olduğunu umuyoruz. Görüşmek üzere!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cartoonsshop.com.tr Sitemap
betcivdcasino güncel girişilbet casinoilbet yeni girişBetexper giriş adresibetexper.xyzm elexbet