İçeriğe geç

Tavşana bez bağlanır mı ?

Tavşana Bez Bağlanır mı? Bir Sorudan Daha Fazlası

Bir Sabaha Uyanırken

Kayseri’nin sabahları, bir yandan soğuk, bir yandan da insanın içine işleyen bir sessizlikle başlar. O sabah, kahvemi içerken, pencereden dışarıya bakarken içimde beliren bir soru vardı: Tavşana bez bağlanır mı? Bilmiyorum, belki de nehrin akışına bakarken zihnimde birbirine karışan bu tür sorular, hayatın karmaşasını ve bazı şeylerin asla çözülmeyecekmiş gibi görünmesini simgeliyor.

Aslında bu soru, sadece bir soru değildi. Bu, kaybolan bir umudun, bir kırgınlığın ve belki de bir güvensizliğin simgesiydi. Geçen hafta evime gelen eski bir arkadaşım, bana bu soruyu sormuştu. “Tavşana bez bağlanır mı?” demişti. O an, tuhaf bir şekilde neye gülümsediğimi, neyi düşündüğümü hatırlamıyorum. Sadece bir anlığına her şey durdu ve ben de kendi içimde bir şeylerin hesaplarını yapmaya başladım.

Bir Günlük Hatıra: O Tavşan

Bir zamanlar, çocukken büyükannemle geçirdiğimiz yaz tatillerinin en eğlenceli kısmı, tavşanlarımı beslememdi. Her sabah onları kümesten çıkarır, onlara taze otlar verirdim. Bir gün, büyükannem bana tavşanın bacaklarını sarmak için bir bez parçası verirken, “Bunu ona bağlarsan, tavşan kaçmaz,” demişti. O zamanlar, büyükannelerin sözlerine, onların yaşadıkları yılların bilgi birikimine güvenmek insana çok doğru gelirdi.

Ama büyüdükçe, bu tür küçük önerilerde bir gariplik fark ettim. Gerçekten tavşana bez bağlanabilir miydi? O gün bunu sorgulamadım çünkü büyükannem ne derse doğruydu. Ancak yıllar geçtikçe, ve içimdeki gençlik coşkusuyla büyüdükçe, tavşanlara bağlanan bezin, aslında bir tür kontrol çabası olduğunu fark ettim. Onları özgürce koşarken görmek istesem de, bezler onları sabitledi ve hapseden bir şeye dönüştü.

İçimde bir huzursuzluk vardı. O bezin, o tavşanları ne kadar hapsedeceği ve o tavşanların özgürlüklerinden ne kadar ödün vereceği konusunda düşündüm. O gün, belki de hayatımda ilk defa, bir tavşanın ne kadar özgür olması gerektiğini, ne kadar kaçmak hakkı olduğunu düşündüm.

Büyüdükçe Sorgulamak

Günler geçti, büyüdüm, bir sivil toplum kuruluşunda çalışmaya başladım ve etrafımda gördüğüm her şeyde, sorgulamak, doğruyu ve yanlışı ayırt etmek zorunda kaldım. İnsanlar, bir şekilde birbirlerine bezler bağlarken, her gün, bazen farkında olmadan tavşanlarını hapsediyorlardı. İnsanların hayatlarına yerleşmiş olan o kontrol arzusunu fark ettiğimde, bazen öfkemden ne diyeceğimi bilemedim.

Bir gün, Kayseri’nin o kalabalık caddelerinde, sokakta bir grup insanı izlerken, birinin bir çocuğa seslendiğini duydum: “Şu bezini tak!” Çocuğun özgürlüğüne ve hayal gücüne müdahale etmek, aslında tavşanlara bez bağlamak gibiydi. Toplum, bazen insanların hayatlarına bezler bağlar; ne zaman, nerede, nasıl olmaları gerektiğini belirler. Kendi kimliklerini, hayallerini ve özgürlüklerini belirleyebilmeleri için, bazen dışarıdan bir müdahale, bir soruyla, bir “bezin” bağlanması gerekir. “Tavşana bez bağlanır mı?” sorusu, bir yandan kontrolün, bir yandan da özgürlüğün çelişkisini simgeliyor.

Tavşanlar ve Hayatımın Gerçek Sorusu

O sabah, pencereyi açarken, birden aklıma geldi: Tavşana bez bağlanmaz. Çünkü tavşanlar, tıpkı biz insanlar gibi özgür olmalı. Hiçbir canlı, özgürlüğünden feragat etmemeli. Ancak toplum o kadar alışmış ki, bu özgürlüğü yok saymaya… Herkes, birbirini, tavşanları, hatta kendilerini, toplumun beklentileri doğrultusunda şekillendiriyor. Hayat, bir noktada, o tavşanın olduğu yere hapsoluyor. Ama biz, bizler, aslında tavşan gibi koşmak istiyoruz. Özgür olmak, nehrin karşısına geçebilmek, kimseye bağlanmadan yaşamak istiyoruz.

Belki de tavşanlara bez bağlamak, hayatta bağlanmaya zorlandığımız her şeyin simgesidir. Ne zaman özgürlüğümüzü tam anlamıyla yakalayacağız? Ne zaman dışarıdan gelen o bağları, o bezleri kendimizden uzaklaştıracağız?

Sonuç: Özgürlük ve Sorgulamak

Tavşana bez bağlanır mı? Soru basit, ama bir o kadar karmaşık. O gün, belki de gerçek özgürlük ve büyümek, sadece o bezleri söküp atabilmekten geçiyordu. O yüzden, belki de tavşanlar gibi koşmak, kendi kararlarımızı alabilmek, başkalarının bizden ne beklediğiyle değil, içimizdeki özgürlükle ilerlemek en doğrusu.

Bir gün, belki de bu kaybolan umutları, bu hapsolmuş duyguları bulacağız. Ama önce, tavşanlara bez bağlamanın ne kadar yanlış olduğunu kabul etmemiz gerek. Hayat, gerçekten o kadar da hapsolmuş değil. Bizim seçimlerimiz, bizim kararlarımız ve bizim özgürlüğümüz var. Öyleyse, bir tavşana bez bağlanır mı? Tabii ki hayır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cartoonsshop.com.tr Sitemap
betcivdcasino güncel girişilbet casinoilbet yeni girişBetexper giriş adresibetexper.xyzm elexbet